Dec 31

Herkese sevdikleriyle beraber uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. Umarım yeni yıl olmasını istediğiniz gibi olur.

yyyyyyyy.jpg

Yeni yılınız kutlu olsun!

Yeni yılla ilgili yorumları da buradan cevaplamış olayım.

Dec 27

73363_pe190046_s4.JPG

Yeni bir yıla girmeye birkaç gün kala sizleri yazısız bırakmıyayım. Evinizi yeni yıl havasına sokmak, aileniz ya da arkadaşlarınızla birlikte güzelce süslenmiş püslenmiş bir mekanda yeni yıla girmeniz için elimden geleni ardıma koymadım.

73389_pe190076_s4.JPG

Alışverişinizi de çabucak bir yerden yapıp, aradağınız şeyler için fellik fellik gezmek zorunda kalmayın diye herbirşey ikea dan yine.

73460_pe190167_s4.JPG

73707_pe190450_s4.JPG

Öncelikle başbaşa kutlayacak çiftlerimiz için romantik bir ambiyans oluşuracak mumlar, sonrasında sevdiklerinize aldığınız hediyelerinizi koyabileceğiniz şirin kutucuklar, masanızı hazırlarken aynı desenden farklı renklerini de kombine edebileceğiniz peçete ve masa örtüleri, aynı zamanda mumlarınızı da yine bunlarla birlikte kullanabilirsiniz.

73449_pe190141_s4.JPG

73457_pe190164_s4.JPG

Son olarak tüm evi tam takım yapmanıza yardımcı olacak yastık ve perdeler.

Dec 13

Cumartesi sabahı yine ülkem topraklarına doğru yola çıkıyorum. Bayramı orada geçireceğim inşallah. 23 Aralık dönüş günüm aslında, ama döndükten sonra kendime gelmek birkaç günü aldığı için bir süre sizi eski konularla başbaşa bırakacağım.

Ama öncekilerden değişik olarak bu sefer kuru kuru gidiyorum yazıp gitmiyorum. Son zamanlarda en çok hoşuma giden ürünler bunlar. Umarım sizde beğenirsiniz.

Dönüşte de yılbaşı öncesi süs püs olaylarına giricem. Bilginize..

circular-encl-280.jpg

Yuvarlak hatlı mobilyalar son yıllarda benim gözde tarzım. Hem küçük çocuk sahibiyseniz yada olacaksanız evi daha güvenli kılıyor.

Bu şömine önceki konunun artığı aslında. Ama biraz daha diğerlerinden farklı olduğu için ayrı koyarım diye düşünmüştüm. Şu anda ki konuyla da gayet uyum sağladığından daha fazla kenarda bekletmek istemedim. Bana ocakbaşını anımsatıyor :D

batti-placentero-chair-upside-down.jpg

Koltuğun ismi Batti Placentero Chair. Arjantina lı genç tasarımcı Batti tarafından dizayn edilmiş. Koltuk ismini iki hamilelik döneminin birleşiminden almış. “Plasenta “+ “Pleasure” ( zevk). Hamileliğin neresi zevkli orası tartışılır demiş tanıtan site ama eminim başından bu dönemi geçiren insanlar öyle düşünmüyordur. Koltuğu aşağı ve yukarı doğru olmak üzere iki şekilde de kullanabiliyorsunuz. Oturulduğunda insana ayrı bir zevk ve rahatlık verildiği iddia ediliyor. Araştırmalara göre gerçekten de anne karnındaki şekillerde yatılabiliyor ve anne karnında olduğu gibi herşekilde düşmeden güvenli bir yatış sağlıyor. Hiçbir şekilde dengesini kaybetmiyor. Fotoğraflara dikkatli bakarsanız birinde aşşağı doğru, diğerindeyse yukarı doğru. Kırmızı dışında 5 rengi daha var. Ama hepsinin dışı beyaz.

batti-placentero-chair.jpg

Bu şirin, tombiş, yuvarlak ses sistemine mp3 çalarınızı ya da televizyonunuzu felan bağlayabiliyor ve istediğiniz yerde kulaktan aldığınız zevkin yanısıra göz zevki de almış oluyorsunuz.

objectminipod.gif

Ayna için söylecek fazla birşeyim yok. Son derece şirin ve bol yuvarlaklı bir ayna. Özellikle pembe, mavi yada yeşil bir duvarda çok şirin duracağını düşünüyorum. Ama sadece benim düşündüğüm tonlarında. O yüzden siz farklı ton düşünürseniz güzel durmayacağını da düşünebilirsiniz :D Aşağıdakiler düşündüğüme benzer renkler ama tamda aynıları değil. Merak edecek olursanız Filliboya nın kartelasından aldım..

colours.png

6675_large1.jpg

Dönüşte görüşmek üzere….

Dec 9

Lyn arkadaşımız tarafından yeni bir mim dalgasına sürüklenmişim bende :) Bu sefer ki 5 sorunun cevaplanmasından oluşuyor. Fakat ne yalan söyleyeyim takip ettiğimpek fazla blog olmadığından ( geçen seferkinde hafızamın suyunu sıkıp birkaç tabe bulmuştum) bu mimi yüksek müsadenizle es geçmeyi düşünüyorum. Öyle bir hakkım varmış :D

1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Bunlar sorular, isteyen burdan devam edebilir.

Ama merak eden olur belki diyerekten soruları kısaca cevaplıyorum;

1- Blog yazmaya ilk defa yurtdışına taşınıp, artık birileriyle fellik fellik dükkan, mağaza gezip bak şu negüzel, bu negüzel diyemediğimden ve sürekli olarak aklıma dekorasyonla ilgili birşeyler gelip kimselere anlatamayıp, bilgisayarımda da tonla fotoğraf, ıvır zıvır, vs. biriktiğinden onları birileriyle paylaşma gereksinimi duyduğumdan dolayı başladım.

2- Yazdıklarım içimden gelenler, kendi beğendiklerim yada kendi düşüncelerim ama düşüncelerim ve beğendiklerimden sadece dekorasyonla ilgili olanları yazarak belli bir çizgide kalmaya çalışıyorum.

3- Günde değil haftada birkaç saatten etmem gerekiyor :)

4- Hayır hala eğlenceli, aksine artan bekleyişe yazmak daha eğlenceli oluyor. Sonuçta yazdıklarınızın okunacağını biliyor oluyorsunuz.

5- Gittiği yere kadar….

 

Dec 8

Yeni yıla girer ayak sitede yeni yıl değişikliği yapmaya karar verdim. Bundan sonra fotoğrafları böyle büyük boyutlarda koymaya başlıyorum. Böylece hem size daha rahat görünmüş olacaklar. Hemde ben anasayfaya baktıkça amaan bu konu hala bu sayfadan çıkmamış. Nekadar da az yazıyorum suçluluğundan kurtulmuş olucam :P

110filio.jpg

Önceki yazımda keyif insanı olduğumu söylemiştim :D Bu üçlü gibi daha birçok kombinasyon var hayatımda yapmaktan büyük zevk duyduğum veya hiç yapmadığım ama zevk alacağımı düşündüğüm. Sallanan sandalye+ kedi+ örgü, deniz+ kum+ güneş ve cips+ kola+ film gibi:) Ama en çok sevdiğim bu üçü. Sahlep yerine çay da olabilir. Bir de ek olarak bu üçlüye de kedi ekleyebiliriz. Ama benim ki gibi muma atlayıp bıyığını yakan cinsten biraz salak bir kediniz varsa bu dördüncüyü eklemenizi önermem.

103bat.jpg

Neyse konumuza dönelim. Bu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak bir konuyla karşınızdayım. Biliyorum Türkiye de şömine kullanımı çok da yaygın değil. Ama kullanmayanlardan çok olmasa da kullananlar var. Bu konu sanırım daha çok şöminesi olanlara veya yaptırmayı düşünenlere hitap ediyor.

line_c.jpg

Öncelikle ilk iki fotoğrafda ki şöminelerden bahsetmek istiyorum. Tasarımı Dominique Imbert adlı kişiye ait olan bu şömineler olağan dışı görünümleriyle insanda waooow etkisi bırakıyor. Aynı zamanda free standing özellikleriyle bacanızın uyum sağlaması doğrultusunda heryere monte edilebiliyor. Duvarınızda delikler açmanıza gerek kalmadan şömine zevkine kavuşmuş oluyorsunuz.

focus-fireplace-filiofocus-wall.jpg

Diğerlerinin tasarımcıları hakkında pek fikrim yok. Ama kendi zevkim üzerinden giderek daha çok free standing olanlara yer vermeye çalıştım. Bu kelimenin Türkçesini bulmak için çok düşündüm ama birşey bulamadım. Neyse ingilizce bilmiyor olsanız bile konu anlaşılmıştır sanırım.

angel-std-bss-280.jpg

Şömine hakkında çok fazla bilgi sahibi olmayan biriyseniz eğer sizi şöminelerin sadece odun yakarak ısıtan şeyler olmadıkları gerçeğiyle tanıştırmak isterim. Şömine yaptırmak konusunda tereddütleriniz varsa belki bunu öğrendikten sonra biraz daha olumlu bakabilirsiniz bu işe.

focus-fireplace-filiofocus-free-standing.jpg

Şömineler bildiğimiz odunla yakılanların yanı sıra elektrik ve gazla çalışanlar olarak üç kısıma ayrılıyor. Bunlar için tek yapmanız gereken uygun şömineyi alıp ona göre elektrik yada gaz hattı gibi olayları ayarlamanız. Bunları da şömineciler yapıyor zaten. ( amma çok şömine kelimesi oldu)

river6.jpg

Sizede keyifle karşısına geçip ısınması kalıyor ;)

« Previous Entries