Bugün gelecekte bebek odası olmak üzere bekleyen, şimdilik koşu bandı ve öteki evden gelip, burada ki yatak odasına sığmamış olan süs-püs sehpası kıvamında oldukça kocaman bir mobilya parçasını içinde bulunduran odamıza azıcık make-over yaptım
Önce bütün duvarlarını, camlarını, kaloriferini temizledim. Sonra perdelerini değiştirdim, sonra eşyaların yerlerini değiştirdim, oda da görüntü kirliliği yapanları çıkarttım, hala işlemler devam ediyor….
Yakın gelecekte, küçük bir ihtimalde olsa, yatılı misafir ağırlama ihtimaline karşı halılarını da silerken aldığım molada sizide durumdan haberdar edeyim dedim. Ama şimdi siz fotoğraf istersiniz, benimde makinam hala bozuk diye, arşivden biri ilk taşındığımız zaman aileme evi göstermek için çektiğim, öteki de odayı nasıl yaptım diye merak eden bir arkadaşıma göndermek için çektiğim öncesi ve sonrası fotoğraflarını yayınlama kararı aldım.
O kadar yapmışşın neden daha önce göstermedin bunu diye soranlara; aslında bu odanın daha tamamlanmadığını, karşıda ki duvara pano beklendiğini (bunu benim yapmam gerekiyor tabi), sandalyenin değişmeyi beklediğini, kitaplığın bazı bölmelerine kapaklar alınması gerektiğini ve yerdeki halıyı ordan söküp altından çıkacak tahtaları beyaza boyamayı çok istediğimi ve sizlere göstermek için tamamen bitmesini beklediğimi söyleyebilirim. Ama ne yazık ki bu fotoğraf temmuzda çekilmiş ve şu anda masada kalemlikler olması dışında başka bir değişiklik yok. Bunun sebebi de bir odayı tamamen bitirip ötekine geçmek yerine oraya onu alayım, buraya şunu yapayım derken hiçbiryerin doğru düzgün tamamlanmamış olması.
Masamda ki lavantalar kendi bahçemden
Eğer ekebilecek biryeriniz varsa kesinlikle tavsiye ederim. Benim çiçeklerle pek aram olmadığından ilk önce ben lavantaları kesince hemen bitecekler zannediyordum (sanırım gül gibi olacağını düşündüm) ama tam tersi kesip aldığım yerden sürekli yenisi çıktı. Lavantalar açık olduğu sürece, sanırım 2-3 ay kadar sürdü, sürekli masamda taze lavanta oldu ve odayıda mis gibi kokuttular.
Lamba İstanbuldan bir arkadaşın hediyesi olduğundan, ülkeler arası bir yolculuk yaparak orada ki yerini aldı. Duvarlara gelince aslında ben uçuk pembe gibi bir renk almıştım ama böyle bir renk çıktı, ilk önce lila diye çok moralim bozulmuştu, zira hiç hazetmem kendisinden
Sonra sonra aslında pembe olduğuna ikna ettim kendimi. Belki de sarının üstüne boyanınca böyle oldu.
Şu anda size bu odanın gece versiyonundan bildiriyorum
Yukarıda görmüş olduğunuz camın önünde kar taneleri uçuşuyor. Ama benim yan odaya geçip halı silme ve dekorasyon gibi işlere devam etmem gerekiyor.
January 10th, 2010 at 8:39 pm
Tuba,
Harika olmus, ellerine saglik!
Birlikte de gidebiliriz istersen.
Bence sandalye de uyumlu olmus, yer beyaz olunca daha da guzel olacak eminim. Anlattiklarina bakilirsa sana Ikea yollari gozukuyor
Lavantalar cok iyi fikir, ben de istiyorum! Bunlar tohumdan mi oluyor, nasil buyutuluyor?
Banu
not: evet, kendime blog actim ben de
January 10th, 2010 at 9:19 pm
Tesekkurler
Evet sandalye uyumlu ama cok rahatsiz, uzun saatler calisinca cok belimi agritiyor, gerci almak istedigimde Tulip Chair lerin kollusu, onunda rahat oldugundan supheliyim ama olsun
Ikea ya birlikte gidebiliriz, aslinda wembley de ki ikea nin cok yakininda homesense acilmis,ona da gitmek istiyodum, belki 1 gunde 2 sine gideriz ama once oteki planlari hayata gecirmek lazim
Lavantalar saksida satiliyor, biraz buyumus sekilde, sonra sen bahceye ekince daha da buyuyorlar, buyuyor derken sirf boy degil enine de cogaliyorlar
o yuzden etrafi genis bir yere dikmen lazim. Belki tohum seklinde olanida vardir ama.
Guzel olmus blogunda, hayirli olsun
January 12th, 2010 at 3:43 pm
çok güzel olmuş.doğru yer,doğru renk,doğru aksesuarlar.bunları yakalamak zor.devamını merakla beklerken şu soruyu soruyorum;boyayı da mı siz yapıyorsunuz?evetse teknik ve taktik vermek ister misiniz
January 12th, 2010 at 4:54 pm
Evet sirar boyayida ben yapiyorum, zaten eglence oradan basliyor benim icin
Salonumu boyarken boyle bir konu yazmak icin fotograflar cekmistim zaten. Bir sonraki yazimda o konuya yer vereyim o zaman
madem istekte var.
January 12th, 2010 at 7:35 pm
harikaa
)
January 13th, 2010 at 2:04 pm
mekan kullanımınızı cok begendıgımı soyleyemeyecegım, duvara herhangı bır pano koyarsanız koyun mobılyaların yerlesım kompozısyonu ne kadar sıze hos gorunse de ıslevsel olarak odayı oldurmussunuz dıyebılırım bu kadar dekorasyonla ılgılendıgınız halde evınızde yarattıgınız mekanalar neden bu kadar kımlıksız le corbusier in ev bir makinadır gorusunde mı takılı kaldınız
January 13th, 2010 at 3:19 pm
Isminizde ki mimar takisina gore mimar oldugunuzu varsayiyorum, eger bir mimarsaniz musterilerinizin zevkine yonelik olmakla birlikte ihtiyaclarina da yonelik bir mekan hazirlamaniz gerektigini biliyorsunuzdur. Bu durumda herkeste farkli olacaktir. Islevsel olarak odayi oldurdugumu soylemissiniz ama benim o oda da ne is yaptigimi bilmediginizi hatirlatmama gerek yok herhalde
Sonuc olarak bu oda BENIM ICIN son derece islevsel ve zevkime uygun. Oturdugumda camdan disarinin goruntusu, yazin camdan gelen temiz havaya uzakligim, kisin kaloriferin isisina uzakligim gibi kucuk detaylari ele aldiginizda bile benim icin mukemmel islevsellikte odayi sadece ben kullandigima ve icinde mutlu olduguma gore onemli olan da bu oyle degilmi? Bir yerde takili kalmadim ama Le Corbusier in tasarlamis oldugu gibi bi yerlerde takili kalmis olsam inanin ordan ayrilmak istemezdim zaten
Yinede yorumunuz icin tesekkurler.
January 13th, 2010 at 5:37 pm
ben mimar değilim ancak bir iki yıldır dekorasyonla ilgileniyorum ama sizin tarzınızın çok oturmuş olduğunu düşünüyorum.bir çok site gördüm ama sizi takibe aldım çünkü işinizin ehli olduğunuza kanaat getirdim.adı geçen arkadaşın mesleki seviyesini bilemem ama iletişim seviyesinde sorun olduğunu düşünüyorum.negatif de olsa eleştirinin bir üslup sınırı olmalı…
January 16th, 2010 at 4:29 pm
çok zevkli ve şirin bir oda olmuş.. detaylara da ayrıca bayıldım:)
February 16th, 2010 at 11:52 am
dekorasyon tabiki görecelidir, ekşioğlu apartmanında oturan karadenizli teyzemizde mutfak’ının işlevselliğinden çok memnundur, bu görecelilik içinde birileri kitap yazar bakın böyle yapsanız daha işlevsel olur deneyin diye kitap yazarlar, isteyen okur bir şeyler kazanır, isteyen benim zevkim sanane diyip geçer ki, siz okuyorsunuz yeterince görüyorum sözüm size değil ama farklı bir cevap beklerdim
February 16th, 2010 at 12:04 pm
sayın sirar
sizin yazınızı da şimdi gördüm, üslubumda çok kötü bir ifade göremiyorum,
sadece fikrimi söyledim, dantel ören teyzelerin desenlerini paylaşma biçimi günümüzde dekorasyon bloglarına dönmüşken,
bu blog u bende diğerlerine göre farklı bulduğum için inceleme gereği gördüm, yakın arkadaş dayanışması ve ev hobisi olarak görmediğim için bu blog a böyle bir yorum yaptım, ama sanırım yanlış adres
April 21st, 2010 at 7:50 am
selam, çalışma odası için fikir ararken tam da aynı modeli almayı düşündüğümüz ikea kitaplığıyla bir örnek görünce çok mutlu oldum:)
tek fark bizim odamız senin eski renginin bir ton açığına boyalı ve öyle de kalacak gibi..(Boya yeni çünkü)bir de kanepe koyacağım oraya, sence ne renk seçelim ve kitaplığı huş ağacı rengi mi yoksa beyaz mı alalım?odanın renklerinin hangi tonlarda olmasını önerirsin?
şimdiden teşekkürler değğerli fikirlerin için..
sevgiler, kolay gelsin projelerinde
zerrin
April 21st, 2010 at 5:33 pm
Odanin rengini degistirme planlarin yoksa, hus agaci almak daha iyi olabilir.Hus agaci dogal tonlarla daha guzel olur. Beyaz mobilya renkli yada beyaz duvarlarla daha uyumlu oluyor bana gore. Ayni zamanda hus agacinin daha az toz gosterdiginide yatak odasi tecrubelerime dayanarak soyleyebilirim. Ama beyaz alayim odaninda rengini degistireyim dersen, turkuaz ya da koyu yesil onerebilirim. Acik mavinin calisma odasi icin psikolojik acidan en uygun renk oldugunu soylerler. Onuda aklinin bir kosesinde bulundurursun
Kanepeyi de rengarenk birseyler secerek odaya biraz renk katabilirsin. Yada halihazirda perde, aksesuar, lamba gibi birseyler varsa onlardan sevdigin birtanesini kullanarak uygun renklerde bir kanape de secebilirsin.