Apr 26

Bildiğim kadarıyla Türkiyeye daha yaz gelememiş durumda. Buralarda da tam tersi bir durum, yaza çok erken başladık. Bu yaz, bahçe, güneş, bunların sürekli devam ettiği biryere taşınıyor olma durumlarından dolayı içimi pembe duygular kaplamışken, pembe rengin Pantone tarafından 2011 in rengi seçilmiş olması da hoş bir tesadüf oldu.

İşte sizinde pembe hissetmenizi sağlayacak oda düzenlemeleri…

Apr 17

Geçen gün biryerde okuduğum bir yazı üzerine, siteye hangi kelimelerle arama yapıp gelenlere bakıyordum ki café tasarımı arayıp gelen 17 kişi olduğunu keşfettim :) Ne kadar az bir sayı olsa da, bu gelipte pek birşey bulamayan zavallı insancıkları da düşünerek birkaç café tasarımı buldum.

Dün satılmış olan yemek masamın alınmasını beklerken, sizleri de café tasarımlarıyla başbaşa bırakayım.

Apr 13

Son yıllarda dünyanın gidişatı kimseyi memnun etmez bir hal almışken, insanlar daha duyarlı olmaya, çöpleri ayırmaya, evlerinde daha doğal ürünler kullanmaya vs. başladılar. Her nekadar Türkiyede dünyanın geri kalanı kadar kaale alınmasa da bu durum, buralarda tamamen güneş ve rüzgar enerjisi kullanarak ev geçindiren insanlar var. Hatta rüzgar enerjisiyle kazanılan enerjinin fazlasını devlete satarak para bile kazanabiliyorsunuz. Isınmaya gelince ise bahçeye yerden ısıtma sisteminin büyük çaplısını döşüyorlar ve güneşten toprağın altında ısınmış olan su borularından doğalgaz gibi evi ısıtabiliyorsunuz.

Tüm bu aydınlatmaydı, çer çöptü ıvır zıvır herkesin bildiği şeylerin yanısıra birde tamamen geri dönüştürülmüş ürünlerden yapılmış eşyalar var. Bu yazıda bunlardan birkaçını tanıtacağım.

20.000 den fazla lego parçasıyla yapılmış bu ada, yapması bir haftadan fazla sürmüş. Ikea da ki adalardan birtanesi kullanılarak etrafı legolarla kaplanmış. Konu, komşu, sülale de ki legoları toplama zamanı :)

İsmi “Loom” olan bu lambalar, organik polyester den örülerek, İsveçli imalatçı Zero için Benjamin Hubert tarafından tasarlanmış. Büyük objelerin etrafına geçirilebilecek kadar esnek ve sağlam, aynı zamanda ışığı kesmeden aydınlatacak kadar transparan.

Alman tasarımcı Werner Aisslinger tarafından tasarlanmış, üst üste geçirilebilen bu sandalyeler kenevir lifi gibi doğal liflerden, doğaya zararsız yapıştırıcılarla, ısı altında tutularak yapılmış. Hafifliği ve sağlamlığı arasında şaşırtıcı bir bağ olan bu sandalyeler 2011 Milan dizayn haftasında Ventura Lambrate deki sergide gösterilmekte. Oralarda olanınız varsa 12-17 nisan arasında bu sandalyeyi ve tasarımcının başka ürünlerini görebilirsiniz.

Sizde kendi eski eşyalarınızı atmak yerine geri dönüştürebilir, eskicilerden alınmış eşyaları doğaya zararsız boyalarla boyayıp, organik kumaşlarla kaplayabilir, öyle yapabilir, böyle yapabilir, çevreyi koruyabilirsiniz..

Kaynak: Inhabitat

Apr 5

Şurada yine değişik kitaplıklarla ilgili bir yazı yazmıştım. Bu da ikinci versiyonu olmuş olsun.

İsveç li tasarımcı Måns Salomonsen in tasarımı olan bu raf/kitaplık, kalp atışının electrocardiogram da ki simgesi. İsmi ise ‘Plusline’. Küçük olması sebebiyle belki birkaç tane yanyana sıralandığında daha ideal bir boyut kazanabilir.

“Oh, the farmer and the cowman should be friends” gibi saçma ve tuhaf bir ismi olan bu kitaplık Amerika haritası şeklinde ve Ron Arad tarafından tasarlanmış. Kitaplığın bölmelerini kendi seçiminize göre değiştirip Avrupa ve Çin haritası olarak kullanabiliyorsunuz.

Yukarı da ki ağaç dalı şeklinde olan kitaplık bu konuyla ilgili yazı yazmama ilham veren kaynaktır. Fransız tasarımcı Oliver Dollé nin elinden çıkma olan bu kitaplık hakkında çok fazla bir bilgi yok ama şuradan daha detaylı fotoğraflarını görebilirsiniz.

Kedili kitaplık ise benim en çok beğendiklerimden biri. Ne kadar kullanışsız görünse de, büyük evi ve harcayacak yeri olan kedi tutkunları için süper. Ama  gerçekte satılan ve var olan bir kitaplık değil, tasarım aşamasında denebilir.

Son kitaplığımız ise İspanyol tasarımcı Jodi Mila tarafından tasarlanmış, ” The Wisdom Tree Bookshelf”  isimli kitaplık. Özellikle yeşil, mavi yada gri tonlarındaki bir mekanda iyice kendini göstereceğini ve daha çok ilgi çekeceğini düşünüyorum. Her ne kadar ilk bakışta ağaç gibi görünmesede, ismini duyunca hmm ağaçmış demek dedirtiyor insana. Bana ise Tim Burton filmlerinden fırlamış bir ağaç gibi geldi.