Sep 18

Yarın 1 haftalığına Disney World e gidiyorum. Son bir iki gündür hazırlıklardan yazamadım. Dönünce de toparlanmam biraz zaman alabilir, 1o gün kadar daha buralarda olmayabilirim. Onay gerektiren yorumlar onaylanmadığından görünmeyebilir vs.  Dört  yıl önce Disney Land e gittiğimde küçük valizle gittim, sığdıracak yerim yok diye birsürü Mickey Mouse lu tabak, çanak, ev eşyası almaktan alıkonulmuştum :) Bir kupa, iki amerikan servis ve birkaç kıyafetle dönmüştüm. Şimdi ise iki buçuk ay sonra yeniden (ülkeler arası) taşınacağız, ne kadar az ağırlık o kadar iyi denilerek peşin peşin fazla alışveriş yapamayacağım söyleniyor ama dünyanın en büyük Disney Store unun olduğu yerde ne kadar alışveriş yapamayabilirim bilmiyorum. Bu sefer yarısından fazlası boş olan kocaman iki bavulla gidiyorum ama dediğim gibi içlerini ne kadar doldururum bilemem :)

Döndüğümde görüşmek üzere..

Sep 13

Jonathan Viner ile kısa bir süre önce decor8 sayesinde tanıştım. Tanıştığıma da memnun oldum :)

New York lu olan bu ressamın resimleri, genellikle günlük hayatına devam eden insanların olağan hallerini yakalayarak yapılmış gibi. Bu açıdan resim değil, fotoğrafmış gibi duruyorlar bence. Resimleri yaparken birileri poz veriyor mu? Yoksa tamamen aklından mı yapıyor bilmiyorum ama karakterlerin çoğunun 70 lerden fırlamış gibi durması, tamamen aklından yaptığı yönünde düşünmemi sağlıyor.

Yağlıboya dan başka, bir de karakalem çalışmaları var. Onlarda ilginizi çekerse şuradan sitesini inceleyebilirsiniz. Şuradan da resimlerinden bazılarını online alabiliyorsunuz.

Sep 6

Londra buram buram burnumda tüterken, yapabileceğim en iyi şey oradaymış gibi aynı siteleri gezip dolaşıp, youtube da ki videoları izlemek ve gözlerimi kapatıp kendimi orada hayal etmek. Hala kendimi bugün şuraya gitsem, burayı görsem diye düşürken buluyorum. Ama ne yazık ki arabaya atladığımda ne yöne gidersem gideyim, beyaz kumsal- turkuaz deniz ikilisine çıkıyorum. Güzel mi? Güzel. Ayda yılda bir güneş açan, mütemadiyen uyuma hissi veren, bazen hiç durmadan 1 hafta yağmur yağan bir havaya ve ortasından çamur rengi bir nehrin geçtiği, her daim vinçlerin görüntü kirliliği yaptığı bir şehire tercih edilir mi? Asla :)

Transport Museum (Ulaşım müzesi) İngilterede ki gitmeyi hiç planlamadığım, içinden gezip görmeye değecek birşey çıkmayacağını düşündüğüm, haliyle göremeden ülkeyi terk ettiğim bir müze. Ama son Covent Garden ziyaretimde başka bir yere giderken önünden geçtiğimde, müzenin mağazasının vitrininde bir koltuk görüp, sırtıma alıp götüresim geldiğinde herhalde reklam için konmuştur, neden koltuk satsınlar ki diye düşünüp, fazla üstünde durmamıştım. Koltuk siyah ve üzerinde beyaz yazılarla bütün Londra da ki meşhur yerlerin ismi yazan tekli bir koltuktu.

Geçen gün Ellie nin blogunda okuduğum bir yazıdan sonra müzenin sitesine gittim ve şimdiye kadar haklarında ne kadar yanıldığımı keşfettim.

Evde poster kullanımı her zaman hoşuma giden bireydir. Bu müzenin sitesinde ise yüzlerce poster var. Boyut ve parlak-mat-yarı parlak gibi seçenekleride var bir çoğunun. Hepsinin fiyatı seçiminize göre değişiyor. Sadece ulaşımla ilgili değil, bir sürü konuda poster var. Savaş zamanında ki uyarı posterleri, haritalar, organizasyon posterleri ve daha birçoğu..

Türkiye ye gönderiyorlar mı bilmiyorum ama, almak isterseniz bir kontrol edebilirsiniz. Benim içimden sadece posterleri yayınlamak geldi ama posterden başka daha birçok şey satıyorlar. Göz atmak isterseniz buradan. Görseller biraz küçük, kusura bakmayın, daha büyükleri yoktu malesef.

Sep 3

Öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutlayayım. Bu aralar aklım birsürü sorunla meşgul olduğundan önceden de dediğim gibi pek keyfim yerinde değildi. O yüzden birsürü şeyi kaçırdım. Yavaş yavaş sorunları çözme yolunda ilerledikçe bende eski bene kavuşuyorum sanırım, ne kadar kaplumbağa hızında olsa da.

Hep Türkiyeden alması, bulması zor olan şeyleri buluyorum diye bu sefer oralardan kolaylıkla alabileceğiniz, evmanya da ki stickerlardan beğendiğim bazılarını paylaşacağım sizinle.

Normal duvar stickerlarının yanısıra, eskimiş,paslanmış,çizilmiş yada yeni olsa bile çok sıradan bulduğunuz bulaşık makinası, buzdolabı gibi beyaz eşyalarınızı da kaplayabileceğiniz değişik sticker var evmanyada.

Aşağıdakiler ise hiçbir evde hiçbir şekilde dikkat çekmeyen, kimsenin dekore etmek için kale almadığı elektrik prizleri için ideal.

Sek sek stickerlar da kış aylarında dışarı çıkamayan, yada benim gibi şehir göbeğinde büyüyüp, zaten dışarı çıkıp oynayacak hiçbiryer bulamayan çocuklara hoş bir sürpriz olabilir. Tabi artık sek sek oynayan çocuk varsa. Şimdikiler sek seği de oyun konsolunda oynuyordur herhalde :)