Sep 28

Yeni evden ilk DIY çalışmamla karşınızdayım :P Daha devamı geleceği için baştan numaralandırma kararı aldım. Aşağıda gördüğünüz 3 aydır boyamamak için kendimi zor tuttuğum, her baktığımda asabımı bozan ve Kapatmak mı? Uğraşmamak mı? Çelişkisi yaşadığım salon duvarı.

Amaç fazla para harcamadan, fazla gezip-tozup, vakit harcamadan, duygusal bir bağ kurmayacağım, kendisinden kurtulmam gerektiğinde kolaylıkla kurtulabileceğim, duvardaki izleri geçici olarak kapatmamı sağlayacak bir şey yapmaktı. Önce şu yazımdaki, birkaç senedir yapmak istediğim, hatta İngiltere deki son evde yavaş yavaş yapmaya başladığım fotoğraf olayını yapmayı düşündüm. Sonra duvara o kadar çivi çak, o izleri kapatacak büyüklüklerde çerçeveleri planla,  fotoğrafları seçip hangisinin hangi büyüklükteki çerçeveye göre basılacağını hesapla vs. bir ton iş :)

Sonra daha basit olsun diye eski evlerden birinde, yatak odasına yaptığımın biraz daha değişiği olarak, Ikea dan ucuzcu perde borusu alıp, onu monte edip, kumaş sallandırayım dedim, bu fikirde matkap gerektirdiğinden ondan da vazgeçtim.

En son, en büyük boydan 3 tane tuval alıp birşeyler karalamaya karar vermiştim ki, o da yine 70-80 Euro civarında bir şeye mal olacaktı ve muhtemelen 1-2 yada 7-8 ay sonra kullanmayacağım birşeye o kadar para harcamış olacaktım.

Sonra en iyisi hiçbirşey yapmayayım, olaylarin sonuçlanmasını bekleyeyim dedim. Kısa bir süre içinde tekrar taşınabiliriz. Taşınmazsak da zaten Bahamalar’dan eşyalarım gelmiş olacak ve o duvara asılacak neler neler çıkacak :D

Sonra yemek yapmak için mutfağa doğru giderken ani bir kararla, bahçedeki küçük barakada sakladığımız, yavaş yavaş parçalayıp yok etmeye çalıştığımız kutulardan birini kapıp, yastık dikmek için aldığım kumaşlardan biriyle kapladım :D 10 yada 15 dk sürdü. Burada zımba tabancam vs. olmadığından normal zımbayla yaptım. Aynı kutudan 3 tane var, delik izlerini iyice kapatabilmek için bir tane daha yapmam gerekiyor. Sizinde ortalıkta kurtulamadığınız karton kutunuz varsa bu tarz bir şey yapabilirsiniz. Hem sıkıldığınızda kumaşı kolayca söküp, başka bir iş için kullanabilir, kutuyu da atabilir ya da başka bir kumaşla da kaplayabilirsiniz. Ben çiviye geçirmek için arkasına parmak girecek büyüklükte bir delik deldim. Önce daha küçük deldim ama öyle girmedi :) O yüzden sonradan büyüttüm.

Bu proje için gerekenler kutu, kumaş, kutunun açık yerleri varsa kapatmak için bant ve zımba. Tabi hali hazırda çivi çakılı bir duvarınız yoksa çivi ve çekiç :)

Sep 20

Ben azıcık ucundan perde fobisi olan bir insanım :) Evimde perdeler hep açık olmalı, cama doğru her bakışımda gökyüzünü, ağaçları, kuşları vs. görebilmeliyim ama yabancı insanlar gibi evden canlı yayın yapma meraklısı da değilim. İdeal olarak camın karşısında ev, yol vs. gibi hiçbirşey olmayan, camdan bakıldığında sadece doğanın göründüğü bir evde yaşamak isterim.

İstanbul’da 5 yıl denize karşı (biraz yukarıda ki gibi), güneşin her gün değişik tonlarda batışını izleyebildiğimiz bir evde yaşadıktan sonra, Londra’da yaşadığım apartmanda bütün camların yol ve evlere baktığı, perdelerin mecburen hep kapalı durduğu bir evde yaşamak bayağı bir  fenalık getirmişti. Neyse ki bahçeli bir eve taşınıp en azından evin bir kısmının perdelerini açık tutmaya devam edebildim. Sonrasında da çok şükür bir daha o tarz heryeri sım sıkı kapalı bir evde yaşamak zorunda kalmadım.

Tabi bu durum şehir merkezlerinden biraz uzakta oturmayı gerektiriyor ama, her gün işe gidip-gelmek zorunda olmayan kişiler olarak bir sorun yaşamıyoruz. Hem araba seslerindense kuş sesleri her zaman tercih edilesi bir durum.

Son iki fotoğraf da şehir meraklılarına :) Sizce de fotoğraflarda ki gibi, gün ışığını olduğu gibi evin içinde hissedeceğiniz ve oturduğunuz yerden yağmuru, karı izleyebileceğiniz bir ev ideal bir ev değil midir?

Sep 13

Birden fazla çocuğun aynı odayı paylaşmalarının hiç kimse için ideal bir ortam oluşturduğunu zannetmiyorum. Büyüdüğünüzde tatlı bir anı olarak bahsedersiniz ama hayatınızın o anı oldukça çekilmezdir herhalde. Deneyimden konuşmuyorum, hiçbir zaman kardeşlerimle oda paylaşmadım ve ranzam da olmadı ama eşimin deneyimlerinden dinlediğim kadarıyla pekde iç açıcı bir ortam gibi görünmüyor :)

Bu duruma mecbur kalan kişilerin odayı en kullanışlı şekilde kullanmaya çalışmaları kaçınılmaz. Yerden kazanmak için ise en uygun yöntem ranza kullanımı.

Heryeri açık, klasik ranzalardansa, çocuklara biraz özel yaşam alanı sağlayan, etrafı biraz daha kapalı olanlar, eminim her açıdan ranza deneyimlerini daha olumlu kılacaktır. Bu tarz yataklar edinmeye imkanınız yok ise en azından perde, kitaplık vs. gibi şeylerle ayırımı sağlayabilir, herkesin kendi ortamını oluşturmasını sağlayabilirsiniz.

Bu da, oda paylaşmaktan gayet memnun olanlar için :)

Sep 7

Electree küçük, fotovoltaik panellerden oluşan küçük bir bonsai ağacı. Telefonunuzu ışık harici başka bir enerji kullanmadan şarj edebilme kapasitesine sahip. Sadece iç mekan kullanımı için tasarlanmış. Ağaç gerçek bonsai ağaçları gibi kendi istediğiniz şekli verebilmeniz için, modüller halinde geliyor. Böylece en efektif  kurulumu da sağlayabiliyorsunuz.

Bu fotovoltaik paneller bizim alışık olduğumuz güneş enerjisi panellerinden biraz daha farklılar. Güneşin altında olmadan normal gün ışığıyla şarj olabiliyorlar. Hollanda ya ilk geldiğimizde insanların güneş enerjisi kullanmalarıyla dalga geçiyorduk, adam gibi güneş olmayan bir ülkede bu kadar fazla solar panel görmek biraz absürd gelmişti doğrusu. Sonradan öğrendik ki aslında fotovoltaik panellermiş ve güneş olmadan da çalışıyorlarmış. Tabi büyük bir evin tüm ihtiyacını karşılamak için bütün çatıyı bu panellerle kaplıyorlar. Ne kadar efektif orasını bilemiyorum ama.

Bütün dünyanın yeşil yaşamı desteklemeye çalıştığı şu zamanlarda, sizde telefonlarınızı şarj etmeniz için bu tarz bir aygıt kullanabilirsiniz.