May 30

An itibarı ile eşyaları yerleştirmiş, işlerimi bitirmiş durumda sayılırım. Bu da demek oluyor ki yakın zamanda sıkı bir şekilde ders çalışma olayına girmem gerekiyor.

Dekorasyon açısından hala halletmem gereken ufak tefek şeyler var, mesela şu üç çerçeveye daha eklenecek çerçeveler var ama daha asıp asmama konusunda tam da karar vermiş değilim. Ne kadar çok delik, o kadar evden çıkarken kapatıp, üstünü boyamam gereken iş demek.

Neyse, önceden söz verdiğim üzere salonun fotoğraflarını paylaşıyorum bugün.  Salon çok büyük olmadığından çok geri gidip uzaktan çekemiyorum fotoğrafları, o yüzden biraz fazla yakından oluyorlar :)

Şubat ayında aşağıdaki perdeyi dikmiştim, şimdiye kadar onu kullanıyordum. Perdenin desenli, halının çizgili olması ortalığı biraz karıştırdı kanımca, daha iyi uyum sağlayacaklarını düşünmüştüm. Bahamalardan gelen desen desen, renk renk yastıkları kullanamaz oldum vs. O yüzden o perdeleri başka bir yerde kullanma kararı aldım ve perdeleri düz gri olarak değiştirdim.

Eşyaların çoğu Hollanda’dan, geri kalanı dünyanın dört bir yanından :) Şöminenin üstündeki tablo aslında yatak odasına aitti, ama bu evdeki yatak odasında asacak uygun yer olmadığından şimdilik burada, taşınınca tekrar yatak odasına döner herhalde. Yeşil koltuk ve deri koltuğu Hollanda yaşarken İngiltere’den alıp oraya getirtmiştim sonra geldikleri yere geri döndüler :) Miffy lamba dışındaki lambaları Woonfabriek‘den almıştım, pembe tepsimsi sehpa da oradan. Bavulları Amsterdam’da bit pazarından (Noordermarkt) almıştım, duvardaki boynuzlu kafatası da oradan, lambaderin altındaki tahta kasa da, siyah bacaklı retro sehpa da yine oradan. Sarı dolabın üstünde ki boynuzlar İstanbul’dan Çukurcuma’dan. Özgürlük heykeli olan tablo New York’dan, küçük çerçvedeki kalp ise Almanya’dan Köln’den.  Onun üstünde Londra haritası var, onu da İngiltere’den ayrılmadan önce hatıra olarak götürmek için eskiden yaşadığımız yer olan Bedfordshire’den almıştım :) Şöminenin üstüne ki boynuzlu çerçeve ve siyah deri koltuğun üstünde ki yıldızlı kırmızı yastık ise Amerika’dan hediye gelmişti. Başka merak ettiğiniz birşey varsa sorabilirsiniz.

May 17

Son yazılarımdan birinde bahçeyle uğraştığımı yazmıştım ama ben o işi tamamlayana kadar neler oldu şöyle bir kısaca anlatayım :)

Bizim bahçenin bir balkon kısmı var, salondan ilk o balkona çıkılıyor, sonra merdivenlerden bahçeye iniyorsunuz. O balkon kısmının üstünü kapatmak için sail shade denilen, şu yelkenimsi, brandamsı şeylerden almaya karar vermiştim. Böylece bütün yaz boyunca şemsiye aç kapayla uğraşmayıp, sandalyelerdeki minderleri sürekli olarak dışarıda bırakabilecektim. Hatta kilim tarzı birşeyler bile kullanmayı düşünmüştüm ki burası için çok çılgınca bir fikir :D Bu brandanın 2 ucunu evin duvarına, diğer 2 ucunu ise uzunca bir çubuğa monte etmek için gerekenleri aldım ama dikkatli okumamanın sonucu olarak çubuk olarak beklediğim şeyler bildiğiniz sokak lambası gövdesi genişliğinde kocaman şeyler çıktı. 80 cm çukur kazıp, onları içine koyup, beton dökerek ayağa kaldırılacaklarmış. 1 sene civarında oturulacak kiralık ev için yapılacak iş değil. Halbuki ben onları taşınırken alıp gitmek gibi hayaller içindeydim. Neyse onları geri gönderdim, yine şemsiye olayına dönmem gerekti. Biraz hayallerim yıkıldı ama böyle hayal bulutunun ardında kalan açıklamaları adam gibi okumadan almanın dersini de almış oldum, 4 metrelik koca kalasları  geri göndermek pekte kolay bir iş değilmiş. Şemsiye ve dekorasyonu tamamlamak için alacağım şeyleri almaya hala gidemedim.

Ben başladıktan birkaç gün sonra havalar kötüye gitti. İki haftadır sürekli yağmur yağıyor, soğuk vs. O yüzden kendi yaptığımı göstermek yerine size başka birkaç bahçe oturma alanı fotoğrafı buldum. Balkon, teras, bahçe gibi biryerlerde değişiklik yapasınız varsa fikir olur.

May 12

Eğer evinizdeki fayansları geçici bir süreliğine değiştirmek istiyorsanız, yada kiracı olup değiştiremediğiniz çok çirkin fayanslarınızı birşeylerle kaplamak, boyamak vs. gibi bir planınız varsa Boubouki fayans çıkartmaları tam size göre.

Evinde kırdı, döktü, toz, toprak istemeyenleri de unutmamak lazım. Boubouki çıkartmaları Dawanda ve Zalando da satılıyor. Ebay de bulabilmek de mümkün.

May 4

Ikea uzun zamandır bu kadar geniş bir yenilik yapmamıştı. Zannediyorum ki dizayn klasiklerinin reprodüksyonlarının yaygınlaşması, çok uygun fiyatlara satılması, endüstriyel tasarımın popüler olması vs. gibi sebeplerden dolayı bu sezon piyasaya ayak uydurma kararı aldılar :) Geçen yazıda bahsettiğim, 2013 rengi seçilen zümrüt yeşilini de yeni ürünlerinde bolca kullanmışlar.

Stockholm serisine eklenen yeni ürünler oldukça şık. Stockholm serisi için Ikea’nın en kaliteli serisi diyebilirim sanırım. Hal böyle olunca kalite fiyatlara da yansıyor tabi.

Bu düğmeler duvara asmalık süsmüş. Ne zamandır Ikea’ ya gitmediğimden gerçekte nasıllar görmedim ama buradan oldukça şirin duruyorlar.

Benim bu sezon yeniliklerinden en çok beğendiğim, hatta takıntı yapıp haftalardır sürekli düşünür olduğum şey yukarıda ki dolap oldu. Bir ara almayı düşündüm ama sonra artık bu eve fazla birşey almama kararıma uyarak vazgeçtim. Hem düşündüğüm yere koymak için daha 3 ay kadar önce aldığım şeyi depoya kaldırıp onun yerine koymam gerekecekti, onun yerine bir dolabı boşaltıp, daha efektif bir şekilde düzenleyip sorunumu çözme kararı aldım. Tedavülden kalkmazsa 1 sene sonra alırım artık :) Bu arada birden böyle birşeyin lazım olmasının sebebi de Bahamalardan gelen eşyalar tabiki.

Birde şöyle bir saat gelmiş. Petekleri kendi isteğinize göre birleştirip, istediğiniz şekli oluşturabiliyorsunuz.