Sep 30

Priss adlı okuyucunun isteği üzerine hazırladım bu yazıyı. Umarım ihtiyacı olanlara faydası dokunur.  İlk olarak benim favorim olan iç panjurlar var. Ben Türkçe böyle adlandırmayı uygun buldum ama başka birşey deniyorsa kusuruma bakmayın :) Daha fazla araştırıp görmek isterseniz, shutter yazıp, geniş çaplı bir araştırma yapabilirsiniz.  Ev alır almaz yaptırmayı planladığım, son derece kullanışlı, jaluzinin ablası bunlar.  iki-üç parça şeklinde yaptırıp alt ve üst kısmını ayrı ayrı açık ve kapalı olarak kullanabiliyorsunuz. Aynı zamanda kenara katlayıp tamamen açık da kullanabiliyorsunuz. Ev alınca yaptırma sebebim camınızın ölçüsüne göre yaptırıp, özel olarak monte ettirmeniz gerekiyor. Kiracıysanız söküp götürmeniz pek mümkün değil yani.

Eğer yerlere kadar kocaman camlarınız varsa ve dışardan çok görünmüyorsanız, yada görüneyim ne olsun diyenlerdenseniz, ince, uzun, beyaz sade perdelerde gayet hoş görünüyor bence. Özellikle rüzgar esip, perdeleri uçusturunca. Alternatif olarak altına store perde kullanabilirsiniz. Storeların black out olanları tamamen karanlık oda elde etmek isteyenlere uygun olacaktır. Termal storelardan da kullanıp kışın gelecek doğalgaz faturanızı da biraz düşürebilirsiniz. Aynı zamanda yazında kapalıyken ısıyı içeri geçirmiyorlar.

Ahşap jaluzi üstüne ince yada kalın perdeler kullanarak, jaluzinin sertliğini yumuşatabilirsiniz.

Bir diğer seçenek ise panel perdeler. Ikea da bol bol bulabilirsiniz bunlardan. Hatta beğendiğiniz bir kumaşı Ikea dan panel perde kiti alarak da kolaylıkla perde yapabilirsiniz.

Benim favori perdelerimden ikincisi ise katlamalı perdedir. Bence evi daha tertipli ve düzenli gösteriyor. Biraz da asalet ekliyor gibi :) Her ne kadar kısa pencerelere daha uygun görünse de, yere kadar olanlarda da kullanılıyorlar. Sürekli kapalı tutacaksanız çok bir anlamı yok ama.

Son olarak birde bambu storlear var. Bunları da yine kenar perdelerde birlikte kullanmazı öneririm.

Sep 19

Geçenlerde birkaç senedir kullandığımız koyun postunu nasıl temizlerim konusunu araştırırken ulaştığım sonucu ve deneyimimi sizinle paylaşmak istedim. Okuduğum kaynak Amerikandı ve sadece İngiltere’de bulunabilen Dri-Pak sabun parçacıklarından bahsediyordu. Bende hemen alıp denedim :)

Üzerinde özellikle bebek kıyafetlerinde ve elde yıkanması gereken narin çamaşırlar için olduğu yazıyor. Makinada kullanamıyorsunuz. Zannediyorum ki Türkiye’de ki bebek çamaşırı yıkamak için olan deterjanlarda iş görür. Sabun tamamen kokusuz. O yüzden yıkayacağınız şeyin güzel kokmasını beklemeyin. Özellikle benim gibi koyun postu yıkayacaksanız, ilk aldığınızdaki o koyun kokusunu da biraz ortaya çıkartıyor. Onu da açık açık söyleyeyim.

İçindeki böyle birşey. Sabun tozu değil yani. Sıcak suda elinizle köpürtüp, köpüğü yine elinizle alıp koyun postununun üzerine sürüp, yeterince ıslandığını düşündüğünüzde aralarına da iyice girmesi için kaşıma haraketleriyle temizleyebilirsiniz. Sonra da durulayıp havalar soğumadan dışarda, güneş altında güzelce kurutun derim. Aşağıda benim uygulamamın sonucunu görebilirsiniz. Bu arada Ugg giyiyorsanız onları da aynı şekilde yıkayabilirsiniz. Onunda garantisini verebilirim. Bende elim değmişken evde bütün gün giydiğim Ugg larımı yıkadım. Kuruduğunda yeni alınmış gibi pofuduk ve sıkıydılar ;)

Sep 9

Ben oldum olası çizgili şeyleri çok sevmişimdir. Kıyafet olsun, ev tasarımında olsun. Boyuna çizgilerle aram enine olanlar kadar iyi olmasa da sanki çizgiler ortama bir hareket, bir ilginçlik katıyor bana göre.

Kalın çizgiler ise çizgilerin arasından en güzeli. Siyah beyaz olanları ise daha da güzeli :)

Duvarlarınızda bu tarz çizgiler kullanmayı düşünürseniz aklınızda olsun enine çizgiler odayı geniş gösterirken, boyuna çizgilerle alçak olan tavanlarınızı yüksekmiş gibi gösterebilirsiniz.

Sep 5

Geçen gün arkadaşımla buluştuğumda farkettim burayı. Londra’yı bilenler yada gelmeyi düşünenler için yeri Leicester Square’de.

Hani yaşadığınız yerde bir dükkan olur, seneler geçtikçe yeni birşey açılır sonra kapanır, sonra yeniden başka şekilde açılır, yeniden kapanır. Bu senelerce böyle devam eder. Muriel’s Kitchen’ın yeri de tam böyle bir yer. Burada yaşadığım süre boyunca yanılmıyorsam 3 yada 4 kere değişti orası. Hep yemek üzerine, yerinin popülerliği sebebiyle içini hiç boş görmedim ama hep isminin ve dekorunun değiştiğine şahit oldum. Bana kalırsa bu en iyisi, o kadar güzel tasarlanmış olmasına rağmen gördüğünüz gibi içi bomboş.Hemde öğlen 3′te.  Bahçesinde oturanlar vardı ama orada da ancak 7-10 masa arası bir yoğunluk vardı sanırım. Umarım burasıda kısa zaman içinde kapanmaz.

Ben burayı kendime ekstra yakın buldum çünkü son bir kaç senedir ev aldığımda mutfağı tasarlamayı düşündüğüm tarza çok yakın ve Hollanda’da yaşadığım dönemde beğenip de herşey bir kesinleşsin öyle alayım diye almaktan vazgeçtiğim birsürü şeyin tamamen aynısına da yine oradaydı. Şu tavandan asılan sallanan sandalyeli köşede oturduk biz, sallanan sandalye olayı da ilham verdi bana. Oldukça eğlenceli. Gitmeyi düşünürseniz, gitmeden önce şuradan biraz araşıtırabilirsiniz.

Sep 2

Bu dekorasyon tarzını tam olarak karşılayan Türkçe bir isim varsa şu anda aklıma gelmiyor ama Nautical bu tarzın İngilizcesi. Denizci temalı tasarım  da diyebiliriz :) Bu aralar ne kadar deniz, havuz, kum, güneş özlemi çektiğimi anlamışsınızdır belki. Geçenlerde de Bahamalar temalı salon yazımın ilham kaynağı yine bu nedendi. Kişisel işlerimizin yoğunluğundan bu özlemi gidermeye bir türlü vakit bulamadık malesef. Geçenlerde Türkiye’ye gidip geldik (yine uzun yokluğumun sebebi). Büyük bir umutla bavuluma koyduğum mayolar orada da vakit bulamamaktan kupkuru bir şekilde geri döndüler. Zaten aslında düğün için gittik, doktor işleri vs. derken nasıl bu kadar optimist olup bir günümü öyle bir eğlenceye ayırabileceğimi düşünmüşüm bilmiyorum.

Yan komşu torununa şişme havuz doldurmuş. Bahçeye çıktıkça onun kokusu bile çitin üzerinden atlayıp küçücük şişme havuzda kaçak şıpırdayasımı getiriyor :) Neyse inşallah işlerimizi halledebilirsek belki Ocak gibi biryerlere gidebiliriz. O zamana kadar böyle internetten bu tarz şeylere bakmaya devam.

İşin ilginci, nedense gidip direk deniz, tatil vs. fotoğraflarına bakmaktansa içimden sürekli bir yerleri bu tarzda dekore edip, internetten de yine bu tarz şeylere bakınıyorum.

Ben en çok bu banyoyu beğendim. Sizin favoriniz hangisi?