Nov 28

Bunlar bir süredir beğendikçe kaydettiğim, gelecekte bir yerlerde uygulamak için ilham kaynağı olacağını düşündüğüm şeyler. Belki sizlere de gelecek projelerinizde ilham olur, kim bilir.

Yukarıda ki pembe dolabı Hollanda da ev eşyaları alırken çok beğenmiştim. Daha doğrusu daha büyüğünü, 10 çekmeceliydi sanırım ama çok pahalı bulduğumdan almamıştım. Hala aklımın bir koşesinde :) arada yukarılara çıkıyor ve kendini hatırlatıyor :)

Banyo konusunda çok çeşitli bir zevkim var, oldukça tutarsız :) Bir sürü banyo tasarlayasım var çeşit çeşit, renk renk, farklı farklı tarzlarda. Eşim de, ben de banyo konusunda çok takıntılıyız. Hatta eşim banyoda sauna isteme gibi boyutlar atlamış durumda :) Bu evi tutmadan önce banyosu çok güzel bir evi sırf banyosu güzel olduğu için tutacaktık ama son anda evin geri kalanına hiçbir eşyamızın sığmayacağı ve mutfağının da berbat olması gibi sebeplerden dolayı fikir değiştirdik. Hep güzel bir banyomuz olsun istemişizdir ama malum kiralık evlerde ordan oraya sürüklenmekten pek güzel banyolarımız olmadı. Sanırım en güzel banyomuz Bahamalar’da ki evimizin ebeveyn banyosuydu. Bakalım bir sonraki istediğimiz gibi olabilecek mi ?

Nov 18

Buralarda çok popülerdir insanların bahçelerine kuş, sincap vs. yemlikleri ve evleri koymaları. Sizde bahçenize, balkonunuza bu tarz şeyler koyup doğaya katkıda bulunabilirsiniz.

Benim gördüğüm, bildiğim kadarıyla Türkiye’de insanlar genellikle balkona kuş gelmesin, yuva yapmasın, etrafı pisletirler tadında takılıyorlardı ama belki de o 50 küsürlü yaşlara özgü bir olay olarak kalmıştır. Belki de yeni nesil biraz daha bu konuda gelişmiştir diye ümid etmekten alamıyorum kendimi :) Burada insanlar bahçe ve balkonlarına kelebek ve arı gelmesi için lavanta ve benzeri bitkiler ekiyorlar. Çiçek aldığınız yerlerde özel olarak kelebek ve arı çekici bitkiler satılıyor.

Siz de kuşlarla, kelebeklerle, arılarla bir arada yaşamaktan hoşlanıyorsanız ve yaşamlarına katkıda bulunup, etrafınızda bolca görmek istiyorsanız işte birkaç öneri. Ben bizim kedi, kuş avlamaya pek meraklı olduğundan kuş ve sincaplar için birşey koyamıyorum malesef ama sincapları mütemadiyen birşeyler tıkınırken görüyorum bizim bahçede. Pek yiyeceğe ihtiyaçları olmasa gerek :D

Bu da kirpi evi :)

Nov 11

Day Collection fransız bir firma, sattıklarını bulmak biraz zor, çünkü öyle her yerde dükkanları olan bir firma değil ama orada burada ürünlerini satanlar var.

Sandalyelerinizi bir süreliğine değiştirmek istiyorsanız, şöyle güzel kılıfları var.

Masa örtüsü ve Amerikan servislerin üzerindeki çatal-bıçak baskıları üzerine konulan çatal bıçaklarla karıştığında nasıl durur bilmiyorum ama bu halleriyle benim çok hoşuma gittiler.

Bu tarz ilginç havluları var.

Bu sepetimsi şeyler ise kitaplık gibi biryerlerin içine koymak için gayet güzel. Daha önce buna benzer birşeyim vardı, bir dünya ıvır zıvır alıyordu içine. Kullanılşı oluyorlar.

Nov 5

Dün Regent Street’teki Anthropologie’ye gittim. Üzerinden çok geçmeden beğendiklerimi sizinle paylaşayım istedim.

Açılışı mağazanın kendi dekoruyla yapayım. Bu dikley bahçe olayı buralarda son 3-5 yıldır pek popüler. Hatta merkezde bir otelin bütün dış duvarı böyle. Hala nasıl sulandığını çözememiş olsamda bende istiyorum, bende bende şeklinde bir yaklaşımım var bunlara. Belki çok gerçekçi görünen yapay yeşillikle yapabilirim.

Yeşil başlıklı lambaya bayağı bir vuruldum. Zaten aydınlatma bağımlılığım var :) Çok odalı bir ev almam lazım ki, her odaya üçer beşer lamba koyabileyim :P

Sürahi dükkana girdiğimde ilk gözüme çarpan şeydi. Size birkaç sene önce boynuz sevdamdan bahsetmiştim. Hala o dönemi atlatabilmiş değilim. Baykuş dönemim neredeyse sona erdi mesela. Sürahinin üstüne boynuzlu gazoz kapağı açacaklarını da görünce üüüüüüüffff ne zaman birşeyler almaya başlayabileceğim yakarışlarına girdim kendi içimde. Umarım 4-5 ayı geçmez.

Harfleri her yerde, her çeşit materyalden yapılmış halini görüyoruz. Metaliydi, ahşabıydı, kumaşıydı vs. Bunlar kitaptan yapılmış. Bayağı bir orjinal göründü bana. Belki de ne zamandır kendimi ev eşyalarından uzak tutmaya çalışmamdan :) Piyasada ne var ne yok, geri kalmış olabilirim. Birde demir, harflerden kapı tokmakları vardı. Soyadınızın baş harfini alıp kapınıza takmak için güzel bir fikir.

Bunlar da böyle köpekli, mutfak havlusu tutacakları :)

Nov 1

Geçen sene yeniden ev düzme olayına girdiğimde yeni alacağım şeylerin yorumlarını yapma kararı almıştım ama eskisi gibi sık yazamadığımdan dolayı yazdıklarım daha bir okunası olsun diye, bir de bakııın neler neler aldım gibisinden olmasın gibi düşüncelere kapılıp yazmadım. Baktım ki  son zamanlarda daha okunası şeyler de yazamıyorum, hiç yoktan iyidir dedim ve işte ilk yorum yazım.

Renkli bıçaklardan kullananlarınız var mı? Varsa soyulmadan kullanan, memnun olan var mı? Markası ne? Paylaşırsanız sevinirim. Ben geçen sene Aralık sonunda almıştım bunları, bir kaç ay sonra soyulmaya başladılar. Bulaşık makinasında yıkadığımdan olabilir ama yaparken düşünselerdi onlarda makinada yıkanacağını :) Benimkilerin markası Taylors Eye Witness. 2-3 ay önce bir tanesini attım, kestiğim şeylere bulaşıyordu dökülen parçaları. Bunları da yakında atacağım.

Bambum bambu bıçaktan da Türkiye’den almıştım. Sebze doğrarken daha sağlıklı olur diye düşünmüştüm ama açıkçası onu da 1-2 kere kullanmayı deneyip, hiçbir şeyi kesemedikten sonra pes edip kullanmayı bıraktım. Çekmecede öylece duruyor.

En memnun olduklarım Voodoo bıçak setimin bıçakları. Tam hatırlamıyorum, yalan olmasın ama 2007 yada 2008 den beri kullanıyorum. Hala sağlamlar, hala iyi kesiyorlar. Bulaşık makinasında yıkanmaktan arada leke olabiliyorlar ama biraz karbonatla ovalayınca hemen çıkıyor lekeleri.

Sizinde özellikle memnun olup, olmadığınız bıçaklar varsa yorumları alalım :)