Apr 9

Aslında 1 tane, ama beraberinde getirdikleriyle çoğullaşıyor :) Sonunda uzun zamandır süren belirsizliklerim belirginleşti. En azından önümüzde ki 2,5 sene nerede olacağım belli. Gerisi de kolay olacak gibi ama.

Uzun zamandır takip edenler bilirler belki, taşınma maceralarım, vize sorunlarım, orası mı olacak, burası mı? Yine herşeyi satıp/bırakıp 2 bavulla gidecekmiyim başka bir ülkeye vs. Benim gibi ev delisi birisi için zor bir durum çünkü hemen hemen her aldığım ev eşyasının ayrı bir hikayesi,önemi, hatırası vs. var. Her neyse daha bunları düşünmeme gerek yok. Yeniden alışverişe bile başladım çok sükür :D

Son bir iki haftadır bu ülkede prefabrik ev yapma konularına daldım gittim bayağı. Araştırmalara dalıp, bütün günü öyle geçiriyorum gibi. İngiltere’de insanın kendi evini yapması çok çetrefilli bir olay, satılan arsaların % 90 ının üzerine ev yapılamıyor. Ya yeşil alan koruması altında, ya hayvan otlaması vs. için yada sadece pikniğe, top oynamaya, ata binmeye gitmek gibi işler için. İnsan neden bu sonuncuları yapmak için arsa alır diye düşünmeden edemiyorsunuz ama İngiliz insanının bazı düşüncelerini anlamak mümkün olamayabiliyor.

Ya gidersem? , en iyisi vizemin çıkmasını bekleyeyim diye ertelediğim bir sürü iş var. Bahar temizliği yapıp evi baştan aşağı temizlemem lazım, yakınlarda Türkiye’ye de gideceğim. Diyeceğim o ki benden bir süre ümidi kesebilirsiniz :) Bu böyle boş bir yazı olmasın diyerekten size birkaç ürün yorumu da yapayım. Dünden önce ki gün Karcher buhar temizleyicisi aldım. X5 mop olayını gördüğümden beri pek bir özeniyordum bunlara. Türkiye’de de habire reklamı çıkıyor ya. Sonra hangisi daha iyi araştırmasına girince onun yorumları pek bir kötü çıktı. Bende Dyson da olduğu gibi olmasın diye gidip Karcher aldım. Dün geldi. Bütün günü sağı solu buharlamakla geçirdim :D Çok eğlenceli ve süper bir icad. Sizde benim gibi kimyasal madde kullanmayı sevmiyorsanız özellikle tavsiye ederim. Benim ilk işim fırın ve aspiratörü temizlemek oldu. Çok çok iyi. En son fırını çevreye duyarlı bir şekilde temizleyeyim diye kabartma tozu, sirke ve birazcık bulaşık deterjanıyla bir karışım elde edip, her yerine bulayıp, bekletip, silerek temizlemiştim ama tepesindeki ızgaranın altını durulayamadım, ondan sonra her yemekte her yere kabartma tozu uçuşup durdu. Pek başarılı bir deneyim olmamıştı yani. Buharla o sorunu da çözmüş oldum.

Dyson olayına gelince. Dyson alana kadar kaç tane süpürge eskittim bilinmez. Hep kısa zamanda çekmemeye başladılar, adam gibi temizlemez oldular. Sonunda Dyson aldığımda bir daha bundan hiç şaşmam demiştim. 5 senedir Dyson kullanıyorum çok da memnunum.Öbür süpürgelere harcanan para çöpe gidiyor gibi geliyor. Bir de şu aşağıdaki el süpürgesi var. Ben evcil hayvanlar için olanını kullanıyorum, ama evcil hayvandan bağımsız olarak da çok kullanışlı. Max butonuyla normalden çok daha güçlü çalışıyor. Biraz uzakta kalan tozları çok daha iyi çekiyor. Eşim bilgisayarının içini temizlemek için kullanıyor :) Ben bazen toz almak için bile kullanıyorum. Süpürge zamanı aralarında yere düşen ipti, tüydü, zarttı, zurttu gibi şeyler içinde oldukça kullanışlı. Bir de kum kabı etrafına saçılan kedi kumları için tabi. Bizimkinin kapalı kutusu olmasına rağmen nasıl beceriyorsa 3-5 parça kum tanesiyle haldır huldur çıkıyor içinden hep :)

Dec 5

Bu ütüyü alana kadar ütü yapmak en nefret ettiğim ev işiydi. O kadar sevmiyordum ki ayda bir mecburi olarak yaptığım ütü haliyle 4 saat falan sürüyordu. Tabi ayda bir ütü yapmak için bir dünya kıyafetinizin olması ve ütülenmeyi bekleyen kıyafetleri saklayacak yeriniz olması lazım. Özellikle nevresimleri ütülemek için o kadar vakit harcayıp, tekrar tekrar aynı yerlerin üzeriden geçip, bir türlü kırışıklıklarıı giderememek insanı ütüden iyice tiksindiriyor.

Bu ütüyü bir buçuk sene önce aldım. İlk aldığımda kendimi biraz son ütücü gibi hissetmiş olsam da ilk 2-3 ütümü reklam çekimindeymiş gibi gülümseye gülümseye yaptım. Benim kullandıklarım ütü değilmiş, yazıkmış bana, neler kaçırmışım, gibi bir sürü düşünce geçti aklımdan. İki eksisi var, kullandığınız oda küçükse ve camlarınız kapalıysa bütün camlar buhar içinde kalıyor. Birde çok toz oluyor etraf. Ama ona göre camı aralık bırakarak ütü yapıp, toz alacağınız günleri de ütü sonrasına ayarlayıp bu sorunları kolaylıkla çözebiliyorsunuz. Aldığınız sonuçla kıyaslanamaz bile yani ;)

Kireç temizlemeniz gereken zamanı yanıp sönen bir ışıkla size haber veriyor. Ben suları çok kireçli bir ülkede yaşamama rağmen bir buçuk senede ilk defa geçen ay bu uyarıyı gördüm. Temizlemesi de çok kolay.

Bu ütü sayesinde artık ütü yapmak en sevdiğim ev işlerinden. Aldığımdan beri haftada bir kesin ütü yapıyorum :) Siz de ütü konusunda benim eski halim gibiyseniz ve yeni ütü alma düşünceniz varsa kesinlikle tavsiye ederim.

Nov 11

Day Collection fransız bir firma, sattıklarını bulmak biraz zor, çünkü öyle her yerde dükkanları olan bir firma değil ama orada burada ürünlerini satanlar var.

Sandalyelerinizi bir süreliğine değiştirmek istiyorsanız, şöyle güzel kılıfları var.

Masa örtüsü ve Amerikan servislerin üzerindeki çatal-bıçak baskıları üzerine konulan çatal bıçaklarla karıştığında nasıl durur bilmiyorum ama bu halleriyle benim çok hoşuma gittiler.

Bu tarz ilginç havluları var.

Bu sepetimsi şeyler ise kitaplık gibi biryerlerin içine koymak için gayet güzel. Daha önce buna benzer birşeyim vardı, bir dünya ıvır zıvır alıyordu içine. Kullanılşı oluyorlar.

Mar 19

Bu fotoğrafları 3 ay önce sizler için çekmiştim. Bu aralar, yazamadığım dönemde kendi kendime yazmak için sıraya koyduğum şeyleri yazmaya çalışıyorum. Bu da onlardan biriydi.

Açıklamasına gelince; en üstte yer alan üçgenler beyaz düz kumaştan dikilmiş Amerikan servislerin kenarları, üçgenler o kadar küçük ki, dikiş dikiyorsanız ve küçük tefek bir işe yaramayacağını düşünüp yinede sakladığınız kumaş parçaları varsa, bu iş için kullanabilirsiniz. Hatta hızını alamayan olursa, masa örtüsü kenarı bile yapabilir. Bu Amerikan servisler ve ocaklar John Lewis‘den. John Lewis benim gerek sitesinde, gerek kendi mağazalarında saatlerimi harcayıp, kendimi kaybettiğim bir yer. Sevdiğim bütün tasarımcıların ürünlerini bir arada bulup üstüne bir de böyle rengarek ocaklar, çöp kovaları ve daha birçok ihtiyacım olmayan şeyin önünde durup onları nasıl mutfaklara koyardım gibisinden hayali mekanlar tasarladığım bir ortam :) Bu kırmızı ve mavi ocakların markası Stoves, şuradan özelliklerine bakabilirsiniz.

Cezvelere gelince, onları Selfridges in içinde ki Anthropologie‘de görmüştüm. Fiyatları bende eski çizgi filmlerde ki gözlerin yerinden fırlaması durumu oluşturmuştu. Sapı zeytin ağacıymış. Kahvenin tadına hiçbir etkisi olmayacak birşey. Miss gibi bakır cezve varken :) Neyse efendim, onun da linki burada, sizde bir yazım yanlışı olduğunu düşünmeyin diye fiyatlarının 88 GBP olduğunu onaylayayım, Türk parasıyla ne kadara geliyor sorusuna cevap ise 241.623 TRY.

Sep 7

Electree küçük, fotovoltaik panellerden oluşan küçük bir bonsai ağacı. Telefonunuzu ışık harici başka bir enerji kullanmadan şarj edebilme kapasitesine sahip. Sadece iç mekan kullanımı için tasarlanmış. Ağaç gerçek bonsai ağaçları gibi kendi istediğiniz şekli verebilmeniz için, modüller halinde geliyor. Böylece en efektif  kurulumu da sağlayabiliyorsunuz.

Bu fotovoltaik paneller bizim alışık olduğumuz güneş enerjisi panellerinden biraz daha farklılar. Güneşin altında olmadan normal gün ışığıyla şarj olabiliyorlar. Hollanda ya ilk geldiğimizde insanların güneş enerjisi kullanmalarıyla dalga geçiyorduk, adam gibi güneş olmayan bir ülkede bu kadar fazla solar panel görmek biraz absürd gelmişti doğrusu. Sonradan öğrendik ki aslında fotovoltaik panellermiş ve güneş olmadan da çalışıyorlarmış. Tabi büyük bir evin tüm ihtiyacını karşılamak için bütün çatıyı bu panellerle kaplıyorlar. Ne kadar efektif orasını bilemiyorum ama.

Bütün dünyanın yeşil yaşamı desteklemeye çalıştığı şu zamanlarda, sizde telefonlarınızı şarj etmeniz için bu tarz bir aygıt kullanabilirsiniz.

« Previous Entries