Nov 23

Ikea nın bu yıl ki Christmas için çıkarmış olduğu aksesuarlar, ışıklandırmalar vs.  kar taneleri ve klasik kış teması ile bence tüm kış kullanılabilecek nitelikte.

İnsanın internetten bakarken bile burnuna soğuk, şömine, sıcak çikolata kokusu getirtiyor. Soğuk kokusu almayı bilmeyenleriniz varsa o da anlatılmaz, yaşanır bir duygu.

Benimde yaz döneminde ki son bir haftam, kış görmek için sabırsızlanıyorum :) İnşallah bir sorun çıkmazsa ve yetişebilirsem  haftaya bugün New York da Rockefeller Centre da ki Christmas ağacının ışıklandırma töreninde olacağım. Belki evde tek başına 2 filminden hatırlarsınız. Burada ki son 1 haftam kutu toplamak ve hastalıkla geçiyor. Pek umduğum gibi bir son hafta değil ama buradan gidiyorum ya o bile yeter.

Neyse konuya geri döneyim; Benim en çok hoşuma giden aşağı da ki melek şeklinde ki lamba oldu. Ama yıldız yer lambası ve kar taneli lamba da yine insanı iyice kış moduna sokacak cinsten.

Son olarak ise yine kırmızı ve beyaz renk seçenekleriyle kaseler var. İçlerini meyve, cips, potpori,mum veya değişik aksesuarla doldurabilirsiniz. Orası da size kalmış.

Jan 19

Geçen yazıda söz verdiğim üzere son zamanlarda aldıklarım, hediye edildiklerim vs;

Ne kadar kendime almamak için söz verip durduysamda huylu huyundan vazgeçemiyor malesef.  Hadi ufak tefekler neyse, birde ne zamandır gözüm üstünde olan, artık Ikea da satılmayan Lillberg sallanan sandalye den aldım. Ne zamandır Ebay de takipteydim. Geçen Tiger ın olduğu yere gideceğim zaman hemen orada satan birisi vardı, bu bir işaret olmalıydı :) Hemde açık arttırmayı belirlediğim fiyatın £ 15.00 altına kazandım, buda ikinci bir işaret. Neyse aldık geldik, şimdi güzel bir okuma köşesi oldu. Artık gideceğimiz yere de götürürüz bir zahmet, diğer eşyalarla birlikte. Bir koltuk fazla, az farketmez değilmi ama?

Şimdi geleyim tanıtıma; kanatlı beyaz seramik ve içi teneke dışı metal kalpli olan saksı tiger dan. Ben beyazı kalemlik olarak kullanmayı tercih ettim gördüğünüz üzere. Kavanozun dibinden silgi çıkartmak çok zor oluyordu, o yüzden böyle geniş ağızlı birşey daha kullanışlı oldu. Bunlar dışında desenli bantlar ve önce ki aldığım sıvı sabunluğun yuvarlağını aldım.

Minyatür Panton Chair im daha dün geldi. Onu da Ebay den aldım. Honk Kong dan gelmesi biraz zaman aldı ama favori sandalyelerimden birini masamda sürekli tutabileceğime çok sevindim. Taşınmadan önce kendi Tom Vac yemek sandalyelerimi satıp yerine 2 tane Panton 2 tane Eiffel chair alabilirsem daha da fazla sevineceğim.

Harman Kardon Sound Sticklerde ne zamandır çok istediğim bir müzik sistemiydi. Yaptığım wish listler sayesinde öteki yarımdan aldığım yeni yıl hediyesi oldular. Ses kalitesi süper, tek kötü yanı küçük çubukların ayakta kalmasını sağlayan simitimsi şeyler kaymayı önlemek için lastikimsi birşeyden yapılmış. Bütün tozları hüüüüp diye çekip sonra geri vermiyorlar. Neyse temizlemeye çalışırsam çalışayım öylece yapışık kalmaktan başka birşey yapmıyorlar. Ama kendi görüntüsü ve sesi yanında hiç kalıyor tabi.

Dec 15

Her ne kadar tam istediğim gibi olmasa da salonunda fotoğraflarını sonunda çekebildim. Daha önceden de dediğim gibi daha alınacak ve yapılacak birsürü şey vardı fakat ani taşınma ihtimalı ortaya çıktığından beri herşeyi durdurmuş bulunmaktayız. İnşallah bir sorun çıkmadan vizemizi uzatabilirsek ve o zamana kadar hala evi alan olmazsa sanırım temmuz, ağustos tan sonra her koşulda yeni ev bakmaya başlayacağız. Şimdilik Temmuza kadar beklemedeyiz :)

Yukarıda ki fotoğraflar yine taşındığımız ilk haftalarda çekilmişti. Daha lambamız kurulmamış ve yerlerde sürünürken, evin kendi lambalarından  ve perdelerinden kurtulamamışken. Bu odanın doğru düzgün güneş almaması ve ısınamaması gibi nedenlerden dolayı bu renk iyice soğuk hissettiriyordu. Zaten beyaz olan eşyalarımız da bu duruma pek yardımcı olmadığından şeker pembesine boyama kararı almıştım. Ama her yerde karşıma çıkan ‘ istediğiniz rengin 3 açık tonunu alın!’ uyarılarına kulak asmadığımdan şeker pembe yerine fuşya duvarlarım oldu. Ama bunuda sevdim, daha bir dramatik oldu.

Yukarıda ki fotoğrafda önce ve sonranın ortasında kalan zamanlardan. Yeni koltuğu almadan önce, alınca tv yi duvara asmak, altına elektrik şömine alıp asmak vs. gibi planlarım vardı ama aldıktan bir iki ay sonra ev satılığa çıktığından tüm bu planları iptal ettik. Tv bu şekilde koltuğa çok yakın kalıp rahatsız edici olduğundan orta sehpayı tv sehpasına çevirip aşağıda ki şekle soktuk. Böyle her açıdan çok rahat oldu. Biraz eskiden koltuğun iki yanında duran şeffaf sehpa ve beyaz compinibili ortalıkta yersiz kaldı ama, zaten sallanan sandalyenin yüksekliği de ortama pek uymadığından battı balığın yan gitmesi durumu oluştu :) .

Bu arada şu bikaç ay önce bahsettiğim masa da ki kırmızı şeye gelince, içinde yeşil elma, limon vs. gibi şeyler varken çok daha güzel görünüyor. Almayı planlayanlar varsa bilginize. Ben genellikle yeşil elma koyuyorum içine ama fotoğrafı çektiğim zaman yeni bitmişti :)

Birçoğunuza çok renkli ve karman çorman gelebilir belki ama biraz fazla renkli bir kişiliğe sahip olup, yıllarca (nedendir bilinmez) monokrom tasarımlarla yaşadıktan sonra artık birsürü renkte yaşamamın zamanı gelmişti. 1.5 senedir böyle yaşamaktan memnunum ama bir sonraki ev için planlarım duvarları griye boyayıp, koltuğa gri kılıf almak. Renklerden tamamen kopmayı planlamıyorum ama evin, odanın, güneşin ıvırın zıvırın etkisine göre biraz miktarı azaltırım herhalde.

Fotoğrafların üzerlerine tıklayarak büyük boyutlarını görebilirsiniz..

Nov 18

Uzunca bir zamandır hobilerime zaman ayıramıyordum, bu aralar çok bir örgüm, dikişim vs. herbişeyim gelmiş durumda olduğundan ve dikiş makinasını aldığımdan beri doğru düzgün birşeyler yapamamış olmaktan dolayı, son zamanlarda kendimi biraz üretime adadım :) Fazla dikiş bilmemekten ötürü yastık kılıfı dikmek en eğlenceli olanı oldu ama zaten halihazırda delice bir yastık kılıfı koleksiyonum olduğundan yaptıklarımı etsy de satma kararı aldım. Fermuar dikerken iğne yamultmamdan ötürü birçoğu yarım kaldı ama şimdiye kadar yaptığım acemiliklere bakmak isteyen olursa şuradan bakabilirler.

Gelelim yatak odasına. Yukarı da görmüş olduğunuz ilk fotoğraf taşındığımız ilk hafta çekilmiş, yerleşme çabalarından henuz uğraşılamamış, sadece camı kapatmak için yeni perde alıp gerisini boşverdiğimiz bir zamandan :) Zavallı perde daha sonra kendini biryere uyduramayıp, belki sonra ki evlerde bana bir yer bulunur ümidiyle yaşamını aynı konumda ki başka şeylerle kapalı kapakların ardında geçiriyor. İkinci fotoğraf ise kediyi çekme amacıyla çekildiğinden daha çok ona odaklanmış durumda ama sonra ki aylarda perdenin artanından elde edilmiş yastıkları göstermek istediğimden onuda koydum.

Aslında hayalimde yatak ve nevresimler dahil tamamen bembeyaz bir yatakodası yapmak vardı ama taşınma ihtimalinden dolayı yerleri yapamadım. Beyaz nevresim sadece 1 tane aldım o da ince yorgana göre,yazın daha çok öyle kullandım yani. Kalın içinde bir tane almayı düşünüyordum ama sonra fotoğraftaki nevresimle aramızda yaşananlardan dolayı en azından ondan sıkılıncaya kadar beyaz nevresim almama kararı aldım. Tabi olurda sıkılırsam. Şimdilik alalı birkaç ay olmasına rağmen hala onu kullanırken her yatağa girdimde kikirdeyip, yumuşatıcı reklamlarında ki çekeleyip yüze sürmece, koklamaca (bu gerçekten yumuşatıcıyla ilgili bi durum aslında :D ) 50 defa ne kadar şirin dimi? diye sormaca vs. aşamasındayım. Yazdıklarımı okuyunca gerçekten ne kadar deli olduğumu birkere daha hatırladım.

Yukarıda ki buzlu cam olayını ben Ikea nın düz filminden alıp yaptım, küçük kareleri birazda olsa dışarıyı görebilmek için kestim. Sizde yapmak isterseniz hem çok ucuz, hem çok kolay. Sadece ıslak bir bezle silip yapıştırıyorsunuz, kendisi yapışkanlı değil, tamamen suyla yapışıyor, böylece ne kadar yanlışta yapmış olsanız tekrar tekrar söküp, ıslatıp, yeniden yapıştırabiliyorsunuz.

Blackout stor perde yatakodası camının dibinde sokak lambası olanlar için kesinlikle tavsiye ettiğim birşey. Bizimki gibi parça parça olunca aralardan yine ışık sızıyor ama, ben camın iki açılım yerine ayrı ayrı almak daha iyi olur diye düşünmüştüm ama karşı cama 2 ayrı yerine 1 bütün alsam ışık açısından daha iyi olacaktı. Evlendiğimizden şimdiye kadar birinde 3 ay olmak üzere 4 evde oturduk nedense hepsinde de yatak odasında sokak lambalarından kurtulamadık.  Aydınlıkta uyumaktan hiç hoşlanmayan bir çift olarak nedir bu sokak lambalarından çektiğimiz anlamıyorum :)

Fotoğrafların büyükleri için üstlerine tıklayabilirsiniz.

Sep 16

Dün akşam TV de gördüğümden beri habire tekrar tekrar izliyorum bu reklamı :) Herhalde şimdiye kadar izlediğim en güzel reklam filmi.  Hep hayalimdir kocaman güzel bir evde 100 tane kediyle yaşamak.  Bu reklamı çekmek içinde 100 tane kediyi öylece Ikea ya salmışlar, hemde benim geçen seneye kadar sık sık ziyaret ettiğim Ikea :D (buna neden bu kadar sevindiğimi bende anlamadım!).

Bu arada merak eden varsa bayramımı da Ikea da geçirdim :) Şu yazıda yazdığım kırmızı kase? (ya da meyve tabağı) ve sarı vazoyu aldım. Birde hepsini açıklamaya değmeyecek birsürü ıvır zıvır tabi.

Türkiyenin youtube konumunu çözemediğimden öylece koydum video yu ama göremezseniz şuraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

« Previous Entries