Son zamanlarda gördüğüm en iyi fikirlerden biri! Şöminenin üzerindeki aksesuarlara ışık yansıtılarak elde edilen gölge, duvarın birkaç ton koyusuna boyanarak sonsuzlaştırılmış. Biraz aksesuarların yerini değiştirmenizi zorlaştırsada bir-iki sene için yada eşyaların yerini hiç değiştirmeyenler için süper bir fikir. Aynı fikri duvara monte edilmiş raflarda ve duvara dayalı bir çok mobilya için kullanabilirsiniz.
Geleli yarın bir hafta olacak, iyiyiz, sağlamız hayattayız
Kiraladığımız evin heryere çok uzak olması, toplu taşıma diye birşeyin olmaması vs. gibi nedenlerden dolayı henüz pek gezip tozamadık. Taksiye tek yön için $35 harcamak da insanın hergün biryer gezmesini biraz engelliyor
Neyse biraz araştırıp yolunu bulacağız elbet. En kötü ihtimalle ayda bir 3-4 günlüğüne araba kiralayıp bütün gezme-tozma, alışveriş işlerini o zamanda halledeceğiz. Kesin yerleşmeye karar vermeden araba almak ne kadar mantıklı olur henüz karar verebilmiş değiliz çünkü. Benim hayat meselelerim bu kadar yeter artık herhalde. Dekorasyon blogunu kişisel bloga çevirdim.
Gelmeden önce şu lambaları görmüştüm, gider ayak aklımda birsürü lamba kaldı diye söylenmiştim. Zaten kendiminkilerden zar zor ayrıldım
Bir sonra ki yazımda da 14 yaşında, kendine beyaz genç odası isteyen okuyucu için toparladıklarımı yayınlayacağım, şimdiden sözümü vereyim.
Lambaları nerelerden topladığımı pek hatırlamıyorum ama özel olarak ilgilendiğiniz olursa tekrar arar bulurum. Tavşanlı ve baykuşlu olan notonthehighstreet ten di onu hatırlıyorum. Köpek versiyonu da var.
Son yıllarda dünyanın gidişatı kimseyi memnun etmez bir hal almışken, insanlar daha duyarlı olmaya, çöpleri ayırmaya, evlerinde daha doğal ürünler kullanmaya vs. başladılar. Her nekadar Türkiyede dünyanın geri kalanı kadar kaale alınmasa da bu durum, buralarda tamamen güneş ve rüzgar enerjisi kullanarak ev geçindiren insanlar var. Hatta rüzgar enerjisiyle kazanılan enerjinin fazlasını devlete satarak para bile kazanabiliyorsunuz. Isınmaya gelince ise bahçeye yerden ısıtma sisteminin büyük çaplısını döşüyorlar ve güneşten toprağın altında ısınmış olan su borularından doğalgaz gibi evi ısıtabiliyorsunuz.
Tüm bu aydınlatmaydı, çer çöptü ıvır zıvır herkesin bildiği şeylerin yanısıra birde tamamen geri dönüştürülmüş ürünlerden yapılmış eşyalar var. Bu yazıda bunlardan birkaçını tanıtacağım.
20.000 den fazla lego parçasıyla yapılmış bu ada, yapması bir haftadan fazla sürmüş. Ikea da ki adalardan birtanesi kullanılarak etrafı legolarla kaplanmış. Konu, komşu, sülale de ki legoları toplama zamanı
İsmi “Loom” olan bu lambalar, organik polyester den örülerek, İsveçli imalatçı Zero için Benjamin Hubert tarafından tasarlanmış. Büyük objelerin etrafına geçirilebilecek kadar esnek ve sağlam, aynı zamanda ışığı kesmeden aydınlatacak kadar transparan.
Alman tasarımcı Werner Aisslinger tarafından tasarlanmış, üst üste geçirilebilen bu sandalyeler kenevir lifi gibi doğal liflerden, doğaya zararsız yapıştırıcılarla, ısı altında tutularak yapılmış. Hafifliği ve sağlamlığı arasında şaşırtıcı bir bağ olan bu sandalyeler 2011 Milan dizayn haftasında Ventura Lambrate deki sergide gösterilmekte. Oralarda olanınız varsa 12-17 nisan arasında bu sandalyeyi ve tasarımcının başka ürünlerini görebilirsiniz.
Sizde kendi eski eşyalarınızı atmak yerine geri dönüştürebilir, eskicilerden alınmış eşyaları doğaya zararsız boyalarla boyayıp, organik kumaşlarla kaplayabilir, öyle yapabilir, böyle yapabilir, çevreyi koruyabilirsiniz..
Kaynak: Inhabitat
Şurada yine değişik kitaplıklarla ilgili bir yazı yazmıştım. Bu da ikinci versiyonu olmuş olsun.
İsveç li tasarımcı Måns Salomonsen in tasarımı olan bu raf/kitaplık, kalp atışının electrocardiogram da ki simgesi. İsmi ise ‘Plusline’. Küçük olması sebebiyle belki birkaç tane yanyana sıralandığında daha ideal bir boyut kazanabilir.
“Oh, the farmer and the cowman should be friends” gibi saçma ve tuhaf bir ismi olan bu kitaplık Amerika haritası şeklinde ve Ron Arad tarafından tasarlanmış. Kitaplığın bölmelerini kendi seçiminize göre değiştirip Avrupa ve Çin haritası olarak kullanabiliyorsunuz.
Yukarı da ki ağaç dalı şeklinde olan kitaplık bu konuyla ilgili yazı yazmama ilham veren kaynaktır. Fransız tasarımcı Oliver Dollé nin elinden çıkma olan bu kitaplık hakkında çok fazla bir bilgi yok ama şuradan daha detaylı fotoğraflarını görebilirsiniz.
Kedili kitaplık ise benim en çok beğendiklerimden biri. Ne kadar kullanışsız görünse de, büyük evi ve harcayacak yeri olan kedi tutkunları için süper. Ama gerçekte satılan ve var olan bir kitaplık değil, tasarım aşamasında denebilir.
Son kitaplığımız ise İspanyol tasarımcı Jodi Mila tarafından tasarlanmış, ” The Wisdom Tree Bookshelf” isimli kitaplık. Özellikle yeşil, mavi yada gri tonlarındaki bir mekanda iyice kendini göstereceğini ve daha çok ilgi çekeceğini düşünüyorum. Her ne kadar ilk bakışta ağaç gibi görünmesede, ismini duyunca hmm ağaçmış demek dedirtiyor insana. Bana ise Tim Burton filmlerinden fırlamış bir ağaç gibi geldi.
Ahşap, kargo paletlerinden yapılmış yatak ve koltuklar uzun zamandır bayağı hoşuma gidiyor. Hatta kendimde biryerlerden bulup yapmayı düşünürken, diğer birsürü şey gibi o da başka bahara kaldı.
Yapı marketler, mobilyacılar, normal marketler vs. gibi birsürü yerden bedavaya yada çok komik fiyatlara bulabileceğiniz bu paletleri ister boyayın, ister daha doğal bir görünüm için olduğu gibi bırakın, ister üst üste koyun, ister tekerlek monte edin. Yaratıcılığınızı kullanarak kendinize özel, başka hiçbiryerde bulamayacağınız birşeyler yapın.
Üzerine ister yer minderleri koyup koltuk yapın, ister yatak koyup yatak olarak kullanın. Tamamen size kalmış.
İsterseniz yazın dışarıda, kışın içeride olmak üzere çok amaçlı bile kullanabilirsiniz.
















