Sep 5

Geçen gün arkadaşımla buluştuğumda farkettim burayı. Londra’yı bilenler yada gelmeyi düşünenler için yeri Leicester Square’de.

Hani yaşadığınız yerde bir dükkan olur, seneler geçtikçe yeni birşey açılır sonra kapanır, sonra yeniden başka şekilde açılır, yeniden kapanır. Bu senelerce böyle devam eder. Muriel’s Kitchen’ın yeri de tam böyle bir yer. Burada yaşadığım süre boyunca yanılmıyorsam 3 yada 4 kere değişti orası. Hep yemek üzerine, yerinin popülerliği sebebiyle içini hiç boş görmedim ama hep isminin ve dekorunun değiştiğine şahit oldum. Bana kalırsa bu en iyisi, o kadar güzel tasarlanmış olmasına rağmen gördüğünüz gibi içi bomboş.Hemde öğlen 3′te.  Bahçesinde oturanlar vardı ama orada da ancak 7-10 masa arası bir yoğunluk vardı sanırım. Umarım burasıda kısa zaman içinde kapanmaz.

Ben burayı kendime ekstra yakın buldum çünkü son bir kaç senedir ev aldığımda mutfağı tasarlamayı düşündüğüm tarza çok yakın ve Hollanda’da yaşadığım dönemde beğenip de herşey bir kesinleşsin öyle alayım diye almaktan vazgeçtiğim birsürü şeyin tamamen aynısına da yine oradaydı. Şu tavandan asılan sallanan sandalyeli köşede oturduk biz, sallanan sandalye olayı da ilham verdi bana. Oldukça eğlenceli. Gitmeyi düşünürseniz, gitmeden önce şuradan biraz araşıtırabilirsiniz.

Feb 12

Bu hotel konusunda yazma sözünü Ekim ayında vermiştim sanırım. Taşınmaydı, diy’dı derken kaynadı gitti.

Eşimin bana yıldönümü sürprizi olarak, doğduğum yer olan Almanya/Köln’e düzenlediği 2 günlük tatil sürecinde kaldığımız yer burası. Ben böyle ilginç mimarisi olan yerleri seviyorum diye bu su kulesinde ki hoteli seçmiş. Bina 130 yaşında ve avrupanın en büyük su kulesiymiş. İçi oldukça ilginç tasarlanmış. Labirent havasında koridorları olan bu binanın çatı katında manzarayı 360 derece görebileceğiniz bir restaurantı bulunuyor.

Şuradan sitesini inceleyebilir, daha detaylı fotoğraflarını görebilirsiniz. Yaz döneminde giderseniz kesinlikle tavsiye ederim. Kışın biraz donabilirsiniz ama. Odalarda hiçbir şekilde klima, kalorifer, şömine, kısacası ısınabileceğiniz hiçbirşey yok ve yorganları da incecik. Biz ekimde gitmemize rağmen hava 3 dereceydi, odamızın camından bakınca tam karşıda yer alan açık yüzme havuzunda çoluk çocuk, bikinili, mayolu insanlar havuza giriyordu. Hoteli de daha çok Alman vücut ısısına yönelik tasarlamışlar sanırım.

Benim gezime gelince, trenle şehrin 25-30 dk dışında olan doğduğum hastaneye gittim, ben doğduğumda yaşadığımız evin önünde bol bol fotoğraf çektirdim :) Kölner dom (Cologne Cathedral) ve Ludwig Müzesine gittim, sokaklarda aylak aylak dolaştım, Cafe Reichard restaurant da oldukça leziz bir yemek yedim, orayı da tavsiye ederim. 10 küsür yıl sonra tekrar berliner denedim, belki yerinde daha güzel olur dedim ama yine beğenmedim. Birde butlers dan aşağıda ki battaniyeden aldım.

Aug 30

Hala normal tempoma dönebilmiş değilim. Bayramınızı bile tebrik etmemişim, kusura bakmayınız. Ne kadar yazmadığımın farkında bile değildim. Her gün koşturmacayla geçiyor. Geçtiğimiz 2-3 hafta sanki aslında 2-3 günmüş gibi geldi. Halbuki yeni ev düzme sebebiyle paylaşacak birsürü ürün yorumu ve sevinci var. Birkaç hafta sonra DIY  (artık Türkiyede de yaygın bir terim bu değil mi?) konularına da girebilirim gibi geliyor. O zaman da paylaşacak birsürü şey çıkar ve yazabilecek zamanda buldum mu, geri dönüşüm muhteşem olabilir :)

Bugün ki konuyu yazmak için neredeyse 4 aydır bekliyordum,  bir tane tabım o kadar zamandır hep açık duruyor unutmayayım, gözümün önünde dursun diye ama araya hep başka konular girdi. Neyse sonunda sıra geldi. Şimdi haberler…

Strand East Londra nın doğusunda yapılmakta olan bir Ikea kasabası. Terk edilmiş, endüstriyel bir bölgeyi alan Ikea burayı tamamen kendi kurallarını koyarak inşa edip, ev, ofis ve hotel den oluşacak şekilde tasarlamış. Planlara göre tüm binaların altlarında garajlar olacakmış ve sokaklarda park etmiş arabalar olmayacakmış. Çöp toplama vs. gibi bütün işler de yine Ikea tarafından hallediliyor olacakmış. Buradan ev kiralamak isterseniz ev sahibiniz Ikea olacak :)

Ikea nın yaptığı bu olay, bize ve İngilizlere her ne kadar uzak olsa da, aslında Avrupadaki bir çok ülkede, bir çok şirketin yaptığı birşey. Şirketlerin kendi kendilerine site yada daha da büyüğü bir bölge seçip oraya yerleşim kurmaları ve orayı kiralayarak para kazanmaları gayet normal bir olay. Ikea da bunu İngiltereye getiren ilk şirket olsa gerek. Ya da çok büyük ve tanınmış olduğundan bu kadar ses yaptı, orasını bilemeyeceğim.

Olur da okurlardan birisi gider oraya yerleşirse, deneyimlerini paylaşmasını isterim.

Jul 26

Haftaya salı günü 1 haftalığına Las Vegasa gidiyorum. Gitmeden yine öneri toplamak istedim. Özel bir önerisi olan, şurada çok güzel şunlar bulunur, burası kesin görmelik diyen varsa, elini ardına koymasın :P Bir günlük Grand Canyon &  Hoover Dam & Skywalk turum var, bir günün bir kısmında ise CSI experience olayına girmeyi planlıyorum. Arada eşimi konferans ve iş görüşmelerinden birkaç saatliğine koparabilirsem sahte Venedikte gondol turu planım var. Birde klasik dans eden suları izlemece vs. Şimdiden çok fazla müze ayarlamadım ama gittiğimde günlerin gidişatına göre belki birkaç  müzede gezerim. Washington da kendi kendime öylesine Newseum a gittiğimde içinde Berlin duvarını bulmuştum. Benim için şaşırtıcı bir sürpriz olmuştu, bunun gibi beklenmedik bir yerden çıkacak, beklenmedik birşeyler bileniniz varsa, söyleyiniz lütfen.

Alışveriş kısmında bilindik alışveriş yerlerindense kenarda köşede kalmış, gözden uzak, antikacı, eski püskücü, bit pazarı gibi yerler varsa oralarıda dolaşmak isterim. O konuda da öneri alabilirim.

Mar 29

arm_pillow.jpg

Aslında normal şekilde ve güzel desenlerde yastıklarla ilgili bir konu yazmaya niyetlenmiştim ki araştırmamı yaparken bunlardan birine rastladım ve en iyisi böyle bir konu yazayım deyip rotamı değiştirdim.

lappillow.jpg

Bence en komikleri Japonlar tarafından tasarlanmış erkek arkadaş kolu ve kız arkadaş kucağı yastıklar.

pillow03.jpg

Başınızı koyduğunuzda kafanızdan kan akıyor gibi duran biraz ince bir yastık sanırım. O kadar rahat görünmüyor ama espirili ve değişik birşey. Keetra Dean Dixon adlı kişinin tasarımı . Ben şuradan buldum.

sushi_pillow.jpg

Sushi meraklısıysanız bunlar tam size göre. Özellikle minimalist bir dekorasyonla çok uyumlu olacaktır.

eye-pillowimg_assist_custom.jpg

Göz bazı kişilere iğrenç gelebilir belki ama onunda bir beğeneni çıkar herhalde.

aaaacviw9_caaaaaaaysww.jpg

Minik köpek boyut ve işlevsellik olarak diğerlerinden biraz farklı. Gündüz şekerleme yaparken ya da gece yatarken eşiniz başucunuzda kitap okurken vs. gibi durumlarda ışıktan korunmak için kullanabilirsiniz.

pac_man_pillows.jpg

Birde normal şekilde olup desenleri komik olanlar var. Bunlarda onlardan birkaçı.

il_fullxfull9537942.jpg

« Previous Entries